Kurumların bulut teknolojilerinden güvenli ve verimli biçimde yararlanabilmesi, yalnızca sistemlerin buluta taşınmasıyla mümkün değildir. Bağlantıların, erişimlerin, iş yüklerinin ve güvenlik politikalarının tüm ortamlarda tutarlı biçimde yönetilmesi gerekir. Pure7 olarak yerel altyapıları, özel bulutları ve genel bulut platformlarını ortak bir güvenlik yaklaşımıyla ele alıyor; karmaşık yapıları daha görünür, kontrol edilebilir ve ölçeklenebilir hâle getiriyoruz.
Kampüs ağlarında artan kullanıcı, cihaz ve uygulama yoğunluğu; kapsama, performans ve yönetim sorunlarına yol açabilir. Kablolu ve kablosuz ağ altyapılarını güvenlik, kapasite ve kullanıcı deneyimi gereksinimleriyle birlikte ele alıyoruz. Merkezi yönetim, yüksek erişilebilirlik ve uçtan uca görünürlük sağlayarak değişen ihtiyaçlara uyum gösteren, ölçeklenebilir ve kolay yönetilebilir kampüs ağları oluşturuyoruz.
Kurumsal ağlara kontrolsüz biçimde bağlanan kullanıcı ve cihazlar, yetkisiz erişim ve tehditlerin ağ içerisinde yayılması riskini artırabilir. Ağa bağlanan her varlığı kimlik, cihaz türü ve güvenlik durumuna göre görünür hâle getiriyor; kurumsal politikalara uymayan cihazların erişimini sınırlandırıyoruz. Misafir, kişisel cihaz ve IoT erişimlerini ayrı politikalarla yöneterek her varlığa uygun güven seviyesinin uygulanmasını sağlıyoruz.
Geleneksel şube ağları; bağlantı maliyetleri, performans dalgalanmaları ve dağınık yönetim nedeniyle operasyonel karmaşıklık oluşturabilir. WAN, yerel ağ ve kablosuz ağ yönetimini uygulama öncelikleri ve güvenlik gereksinimleri doğrultusunda merkezi bir yapıda birleştiriyoruz. Hat kalitesini ve uygulama deneyimini sürekli izleyerek kritik trafiğin en uygun bağlantı üzerinden iletilmesini; şube altyapılarının daha esnek, güvenli ve verimli yönetilmesini sağlıyoruz.
Finansal işlemler, yüksek performanslı hesaplama ve gerçek zamanlı veri analitiği gibi gecikmeye duyarlı iş yükleri için yüksek hızlı ve öngörülebilir ağ altyapıları oluşturuyoruz. Trafik akışını ve ağ kaynaklarını uygulamaların performans beklentilerine göre optimize ederek gecikme ve paket kaybı risklerini azaltıyoruz. Telemetri ve kapasite verilerini sürekli izleyerek performans sapmalarının iş yüklerini etkilemeden belirlenmesine yardımcı oluyoruz.
Yerel altyapılar ile farklı bulut platformları arasındaki dağınık bağlantı ve politikalar, görünürlük eksikliğine ve yönetim karmaşıklığına neden olabilir. Yönlendirme, segmentasyon, şifreleme ve performans gereksinimlerini birlikte ele alarak ortamlar arasında güvenli ve kesintisiz iletişim sağlıyoruz. Ağ ve güvenlik politikalarını ortak bir yaklaşımda buluşturarak bulutlar arasında tutarlı kontrol ve uçtan uca görünürlük oluşturuyoruz.
İş yükleri arasındaki gereğinden geniş iletişim izinleri, olası bir tehdidin altyapı içerisinde yayılmasını kolaylaştırabilir. Uygulamalar ve iş yükleri arasındaki trafiği ihtiyaç, kimlik ve yetki düzeyine göre sınırlandırıyoruz. Uygulama bağımlılıklarına uyum sağlayan dinamik politikalarla saldırı yüzeyini küçültüyor, kritik sistemlerin birbirinden güvenli biçimde ayrılmasını sağlıyoruz.
Bulut hesaplarında, servislerde, kullanıcı yetkilerinde ve güvenlik ayarlarında oluşabilecek riskleri görünür hâle getiriyoruz. Yanlış yapılandırmaların ve gereğinden fazla verilen yetkilerin erken belirlenmesine yardımcı olarak güvenlik seviyesinin sürekli geliştirilmesini destekliyoruz. Riskleri önem ve iş etkisine göre önceliklendirerek ekiplerin en kritik yanlış yapılandırmalara hızlıca odaklanmasına yardımcı oluyoruz.
Sanal makineleri, konteynerleri ve bulut üzerinde çalışan uygulama bileşenlerini yaşam döngüleri boyunca koruyoruz. İş yüklerindeki güvenlik risklerini, şüpheli hareketleri ve olası saldırıları görünür kılarak kritik sistemlerin daha güvenli çalışmasına yardımcı oluyoruz. Zafiyet, yanlış yapılandırma ve çalışma zamanı davranışlarını ortak bağlamda değerlendirerek geliştirmeden üretime kadar sürekli koruma sağlıyoruz.
Kullanım ömrünü tamamlayan teknolojiler, karmaşık yapılandırmalar ve değişen iş ihtiyaçları ağ altyapılarının performansını ve yönetilebilirliğini olumsuz etkileyebilir. Mevcut ağ yapılarını daha sade, merkezi yönetilebilir, otomasyon destekli ve yeni nesil teknolojilerle uyumlu hâle getirerek kurumları gelecekteki iş yüklerine hazırlıyoruz. Dönüşüm planını mevcut yatırımları koruyacak ve hizmet kesintisi riskini azaltacak aşamalı bir yaklaşımla oluşturuyoruz.
Kritik uygulamaların ihtiyaç duyduğu yüksek performans, düşük gecikme ve kesintisiz erişim için modern veri merkezi ağları oluşturuyoruz. Veri merkezi içi ve veri merkezleri arası bağlantıları, trafik yönlendirme ve yedeklilik ihtiyaçlarıyla birlikte ele alarak servislerin belirlenen iş sürekliliği hedefleri doğrultusunda çalışmasını destekliyoruz. Yük devretme ve felaket kurtarma senaryolarını test edilebilir biçimde tasarlayarak kesinti durumlarında servislerin öngörülen hedeflerle devam etmesini destekliyoruz.